Bataçıka

Bataçıka bir koşu yarışı. Aslında biraz çamur yarışı. 5 kilometre uzunluğundaki parkur engellerle zevkli ve zorlu bir hale getirilmiş. Sürünmeli, atlamalı zıplamalı çeşit çeşit engel var ve bolca çamur. Şurası yarışın nasıl geçtiğini gayet iyi anlatıyor. Biraz yorucu, hayli kirli ama keyifli. Katıldığım ilk yarış olması benim için ayrıca bir heyecan.

Bu seneki yarış Şile’deydi. Organizasyon alanı orman kenarında geniş bir düzlük üzerine kurulmuş. Sponsor firmaların standları, yeme-içme, dinlenme bölümleri bu alanda yerlerini almışlar. Engellerin çoğu da buradan izlenebilecek şekilde parkurun en sonuna yerleştirilmiş. Parkur önce sizi ormanın içine sokuyor. Ormanın içinde gözden uzak birkaç engelle mücadele ediyorsunuz. Yaklaşık 4km sonra yarışın son ve en çamurlu kısmını izleyicilerin önünde sunucunun canlı yayını eşliğinde tamamlıyorsunuz. “Evet 65 numara çamur havuzunu geçiyor” ya da “ “Lastikli yolda iki yarışmacının yardımlaşmasını izliyoruz” gibi anonslar tam bir survivor büyük final havası yaratıyor.

Toplu ısınmamızı yaptıktan sonra Start alanında toplanıyoruz. Müzikle beraber coşkulu yarışmacılar heyecanla geri sayımı bekliyor. Zaman yaklaştıkça hepimiz birbirimize ve öne doğru biraz daha yaklaşıyoruz ve 3,2,1 derken Start veriliyor.

Dar bir patikadan ormana doğru giriyoruz. Burası dar olduğu için kalabalıktan ötürü yürüme hızına düştüğümüz oluyor. Herkes bir muhabbet halinde, gülüşmeler espriler havada uçuşuyor. Birkaç yüz metre sonra uzakta ilk engelimiz görülüyor; bataklık. Bileğimize kadar çamurdan geçiyoruz. Hafif bir engel gibi görünse de, asıl zorluğu sonra anlaşılıyor. Çamur sayesinde daha yarışın başında ayakkabılarımız oldukça ağırlaşıyor. Orman içi engellerde henüz grupta kopmalar olmadığı için engellerden geçerken sıra beklememiz gerekiyor. Bu dinlenmeler sayesinde bu kısımları çok zorlanmadan geçiyoruz.

İlk engeller bittiğinde orman içinde dar bir patikada tırmanış başlıyor. Buralarda artık grup ayrışmış, muhabbetler kesilmiş herkes tepeyle beraber eforunun da zirvesine doğru tırmanmaya başlamış durumda. Nefesler derinleşiyor, adımlar sertleşiyor. Ormanda ayak sesleri ve derin nefesler. Grup gittikçe seyreliyor.  Önümde ve arkamda görüş mesafemde artık bir iki yarışmacı var. Üzerimde telefonum olmadığı için kaç dakika geçtiğini ya da kaçıncı kilometrede olduğumu bilemiyorum. Kaç kilometre kaldığını bilmek tempomu ayarlamak için ne önemliymiş. Son kısımdaki engellerde ne kadar zorlanacağımı da kestiremediğim için bu orman tırmanışında 1-2 dakika yürüdüm. Aslında koşarken ne kadar yavaşlarsam yavaşlayayım hiç yürümemeyi hedeflerim. Ama bu yürüyüş kesinlikle iyi geldi.

Tırmanış bittiğinde iki görevlinin bulunduğu kavşaktan dönerek inişe başladım. Sorduğumda bir tanesi yaklaşık 3. kilometredesiniz dedi, diğeri de daha çok temizsiniz diye ekledi. O sırada temizlik kirlilik çok umrumda değil açıkçası. İçimden, ya çamur işte ne olabilir ki diye geçiriyorum. Tabi o sırada yıkanırken şortumun cebinden avuç avuç çamur çıkacağından hiç haberim yok. Parkurun yarısından çoğu bittiği ve gerisi yokuş aşağı olduğu için psikolojik olarak rahat bir şekilde ayaklarımı vura vura iniyorum. Yokuş aşağı ilerledikçe sunucunun sesi gelmeye başlıyor. Yokuş bitiyor, beton su borularının üzerinden atlayıp lastiklerin içinden geçtikten sonra düzlüğe ve engellere ulaşıyorum.

Artık çamur her yerde. Sürün, zıpla, atla ne ararsan var. İlk başlarda ben ve diğer yarışmacılar olabildiği kadar “kaçınarak” engelleri aşmaya çalışıyoruz ama bunun imkânsızlığı kısa sürede anlaşılıyor. Kendimi çamura teslim ederek bata çıka şu şekilde yarışı tamamlıyorum.

IMG_0369

Yarış sonrası en büyük ihtiyaç temizlenme. 6 hortumdan oluşmuş bir yıkanma alanı yapılmış. Burada biraz sıra beklemeniz gerekiyor ve hortumdan akan su temizlenmek için çok yeterli olmuyor. İlk grubun yıkanması sırasında suyun kesilmiş olması da ayrı bir talihsizlik oldu. Su sorunu sonradan çözülmüş sanırım ama ilk grupta olan bizler hayli sıkıntı çektik. Böyle bir organizasyonunu deniz kenarında yapmak en kesin ve keyifli çözüm bence çünkü yarış sonrası gerçek anlamda her yeriniz çamur oluyor. İster koşun ister yürüyün hareketli, farklı, enerji dolu bir hafta sonu için güzel bir alternatif.

 

 

 

Reklamlar

Bataçıka” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s